Blog Sakinleri

11 Ocak 2013 Cuma

İşsizlik Durumu ve Trajikomik İş Görüşmeleri


 

 Okuldayken tek derdimiz okulu bitirmektir ama aslında okulu bitirmek için katlanılan çilelerin kat be kat fazlası okul bitince çekilir.Hele hele evde durmaya alışkın biri değilseniz yandınız.Hemen tüm iş bulma sitelerine üye olunur ilk önce bilinçsizce,zaman geçtikçe daha bilinçli ,biraz daha zaman geçtikçe çok daha seçici,uzun zaman geçtikten sonraysa hangisi olursa olsun mantığıyla iş başvuruları yapılır ve aylarca süren bekleyiş başlar.Şanslıysanız bu süre bir kaç günü bulacaktır.Kayıtlı olmayan numaralar aradıkça heyecan basar,kimi devremülkçü çıkar kimi yanlış numara :)

 Neyse efendim bu süreç çok can sıkıcı,stresli ve bunalımlı olduğundan yemek yapmaya girişilir,sokak sokak gezilir,birden bire içinizdeki hobi aşkı yeşerir,gün olur akşam olur,saatler su gibi akıp gider derken bir bakmışsınız aylar geçmiş,bir yığın görüşmeye gitmişsiniz,hala işe girememişsiniz...

Anne,baba daha iyi bir okulda okusaydın havada kaparlardı,sen değil onlar seni arardı diye çemkirse de bu devirde işe girmenin ne kadar zor olduğunu,tecrübeli bir lise mezununun tecrübesiyle seni eleyerek işi nasıl kaptığını gördükten sonra,okuldu,diplomaydı ne kadar önemli anlamaya başlarsın.(!)Okulda öğretilen teorik bilgiler bizim için elde var sıfır'dan ibaret hale geliyor.Tüm iş görüşmelerinde durum şu;

-Ne okudun,nerede?
-Y...'de U....
-Hmm güzel sertifikan ?
-M..,K..,K..,İ..,B...
-Tecrüben?
-Mmm.Şey..Kem,küm.Tecrübem yok yeni mezunum, öğrenirim kolayca,çabucak işi kavrarım(okulu zor bitiren A..işe gireli bir yıl oldu sen hala tecrüben yok diye saçmala!)

 Ha bir de işveren konusu var ki evlere şenlik.Pat diye medeni durumunu soran mı ararsın,nerede kimlerle oturduğunu sorgulayanı mı.Yahu ben altı üstü gelip şurada işime gücüme bakacağım,hem size faydalı hem kendime faydalı edebimle çalışacağım demek isteseniz de çoğu zaman tüm cümleler içinizde patlar.
Ha ama çemkirdiklerim de çok oldu orası ayrı.Taş değiliz nihayetinde sabır denilen şeyin de bir sonu var.Neyse şimdi,anlatsam sayfalar dolar,sıkılırsınız.


 İş başvurusu yaparken şirket adını google amcaya soruyorum ,semti neresi,kolay ulaşabilir miyim oraya,nasıl bir iş yapıyorlar,imkanları neler gibi bir çok nedenle ince eleyip sık dokuduğumdan binlerce ilan olan sitelerde kendime göre ilan bulamıyorum ne tuhaf.Devir öyle bir devir olmuş ki kurtlar sofrası vesselam!

Ha ama önceden bu kadar araştırma yapmadan gidiyordum,ilanda yazan pozisyonla sizi başlatacakları pozisyon farklı oluyordu,ağzım yandı,üflüyorum ne yapayım.Erkek olsak hiç dert değil.Girer bir yerde öyle ya da böyle çalışırsın ama bizim için zor oluyor malesef.Eşitlik,o bu diye ne kadar kendimizi aynı konumda saysak ta gördüm ki iş konusunda durum böyle değil.En azından iş bulma sürecinde.
İşsizlik...

 Konu nereden nereye geldi ne anlatacaktım neler yazdım ama biliyorum ki çoğumuz aynı sıkıntıları yaşıyoruz.Ben aslında biraz güldürmek istemiştim sizi ve başıma gelen trajikomik olayı paylaşmaktı niyetim;

Bir kaç ay önce Ostim'de çok ta köklü bir şirket beni görüşmeye davet etti.İlk görüşme güzel,iki güzel,üç güzel en son artık iş için anlaşmaya varıp,maaş ve diğer hakları net olarak konuşup el sıkışacağımızı düşünürken(ki bana böyle söylendi)neler geldi başıma,sormayın :)!

Çıktım sabahım köründe yola,git Allah git tuhaf tuhaf insanlar.İndim dolmuştan yürümeye başladım.Diğer görüşmelere arabayla gitmiştim.Dolmuş yolunu ilk defa kullanıyorum ama nasıl tedirginim.Her yerde tamirciler,tamirciden fırlamış sürekli ortaya laf atan kişiler,başı boş kocaman kocaman köpekler(ki normalde hiç korkmak )Bir yandan yürüyorum hızlı hızlı bir yandan manyak manyak şeyler düşünüyorum.
*Ya terlersem
*Ye düşersem
*Ya beni kaçırırlarsa şimdi
*Ya köpekler bacağımı yakalarsa :)


4.görüşmeye kadar yetkili müdüreyi ve yanındaki bey'i görmemiştim.En kazık soru en son çıkar ya hani onun gibi oldu :)Diğer üç görüşmede de görüştüğüm kişiler öyle cana yakın öyle teşvik ediciydi ki,işe aldındıktan sonra gereken tüm eğitimi kendileri vereceklerini söylediklerinde zaten burada olmalıyım diye içimden geçirmiştim.Bir saygı,bir güler yüz.Üstelik hepsi bölüm müdürleriydi ama ne şu dağları ben yarattım havalarındalar ne saygısız.

Neyse 4.görüşmede yine geçtim konuşmanın yapılacağı odaya;bir kadın bir erkek geldi.Merhaba,hoşgeldiniz faslından sonra yaktılar sigaralarını,kikir kikir fingirdeşiyorlar mı ne garip garip kaş göz hareketleri,sizin banyo ne oldu tadilatı gibi abuk sabuk muhabbetler.Sanırsınız tesadüfen gitmişim de muhabbetlerinin ortasına dalmışım!Neyse ben görüşme için gelmiştim,sizinle son görüşmemi yapacağım söylendi falan dedim tüm oklar bana döndü sanki :).Kadın demez mi;

*Görüşmeler olumlu ama bilmeniz gereken bir kaç şey daha var;biz elemanlarımızı kolay kolay yükseltmeyi düşünmüyoruz.Yıllarca buraya emek veren biziz.Dolayısıyla size bir şeyler öğreteceğiz ama en ufak hataya tahammülümüz yoktur.

 Çalışma saatlerimiz belirlidir ama haftanın üç günü bir kişi nöbetçi olarak kalır.Genellikle de yeni gelen eleman.Tabi zorunlu değil ama kalmazsa gözümüzde ona göre değerlendirilir.(İlla ki kalacak).Mesaiye kalınca saat 9-9.30 gibi çıkar.

*Kalmak önemli değil ama o saatte evime dönemem buradan.Servis var mı acaba?

*Metroya kadar yürüyebilirseniz oradan bir şekilde geçersiniz.(Köpeklerin,tamircilerin olduğu yoldan tabi!)

*Her ayın 1 ya da 2 günü bizim söyleceğimiz şehirlerdeki kurumlara gitmeniz gerekecek.Hem sizin için seyehat hem de oradaki insanlarla tanışmanız için fırsat olacak.Başvurduğunuz pozisyon için tecrübeniz olmadığından şimdilik şu pozisyona düşünüyoruz sizi.(3 görüşmedir yoktu yeni çıktı bu da).Başlangıç olarak yol parası yok yalnızca asgari ücret.Yemek için de yemekhanemiz var,sigortanız yatar.Bir de yüksek lisans yapmak istiyormuşsunuz;tecrübeniz bile yok bunu düşünene kadar bence bir yerlerde çalışıp tecrübe edinin.Diplomanız da var ama iki üç yıl tecrübeniz olsaydı bu kadar görüşmeye bile gerek kalmazdı.
Sonuç?

*Bir aday daha var lise mezunu ,bir kaç yıl çalıştığı için öncelikli.Sizden sonra onunla da görüşeceğiz.Akşam sizi ararız.(Arasanız da açmayacağım için hiç mühim değil)
399365_507939692579180_139329957_n_large
***Çıktım hemen ama nasıl sinirliyim.Kulaklarım,elim yüzüm nasıl yanıyor.Bir yandan kendime kızıyorum bir yandan diyorum böyle insanlara laf etmeye bile değmez.Bir buçuk ay buraya gittim geldim,boşa vakit kaybettim!İki köpek takıldı peşime zaten sinirlerim laçka olmuş,tüm günüm heba!Üstelik bu 4.görüşme diye iki iş görüşmesini daha yok saymışım.

 Yürüdükçe hızlanıyor köpekler,oradan buradan laf atanlar,korna çalan arabalar!Utanmasam yolun ortasına oturup ağlayacağım.Ayakkabımın da tokası kopmaz mı!Bir bu eksik.Öyle bir toka ki sağ tarafı yapışık,sol tarafı ayrıldı yürüdükçe tık tık yere çarpıyor :)İyice rezil oldum anlayacağınız :)

 Çıkarttım kolyemi ayakkabının etrafından bağladım.Dolmuşa binmek için karşıya geçtim.Kim bilir nasıl görmüyorum sinirden ki abla geç diye  biri yer verdi,insanlar tuhaf tuhaf bana bakıyor.Dolmuş gitti bir kaç dk.park etti.

 Önce anlam veremedim tabi kafa başka yerde sonra fark ettim ki orası son durakmış,adam da inmiş park etmiş :))Hayır arkadaşım içeride yolcu var insan bir seslenmez mi?Nasıl sinirli görünüyorsam artık korktu mu adamcağız ne,indim dolmuştan demez mi abla sen yanlış bindim gel hemen şuna geç diye.Yahu şimdi mi söylenir bu,dağın başı :)


 Neyse ya sabır çeke çeke bindim yine atraksiyonlu bir dolmuş yolculuğundan sonra eve ulaşabildim.Bugüne dek bir çok görüşmeye gittim ama böylesiyle karşılaşmadım hiç :)Aslında iki üç şey söyleyip sizi uyaracaktım ama yazdıkça yazdım.Demem o ki siz siz olun bu tür görüşmelerde karşınızdaki insanın söylediklerine hiç canınızı sıkmayın.Herkesin eğitimi,yaşantısı,kültürü farklı.Size saygısızca gelen o kişiye göre normal olabilir.

380075_203040273166230_431167722_n_large
 Ki normal gelmese az çok utanır insan.İnsan olsa tabi.Hiç tavrınızı bozmayın hemen ortamı terk edin.Yani iş arama süreci zor,sıkıntılı,yıpratıcı ama eninde sonunda hepimizin gönlüne göre bir yer denk gelecektir.Çok seçici olmakta iyi değil.Bir süre sonra hiç bir yer aramıyor hem de siz deli gibi çalışmak isterken!Bir yılı geçkin süredir istediğim gibi bir iş bulamadım ve bunda da vardır bir hayır diyerek bekliyorum.

Sizi oyalayacak,geliştirecek şeylerle ilgilenin bu süreçte.Bölümünüze dair eğitimler alın,gitmek istediğiniz kurslara gidin,sakın  içinize kapanıp kendinizi günden güne yıpratmayın.Bir kaç ay çok üzülüyordum bende ama artık kafama takmamaya çalışıyorum.

 Elimden geleni yaptığımı düşünüyorum ve bir şekilde istediğim gibi olmasa bile benim için iyi olacak bir işe gireceğim.Siz siz olun sabredin,başvurularınızı yapın,kendinizi geliştirmeye çalışın.
2013_large
Umarım 2013 ben ve benim gibi olan herkese güzel,hayırlı iş kapıları açar ;)Gelecek görüşmeler için bana şans dileyin.
Blogvin üzerinden beni takip etmek için tıktık

10 Ocak 2013 Perşembe

***Yapılası Fikirler***

dıy-kendinyap-doityourself--ilginçfikirler-amazing-diy
Kendin yap(dıy)projelerini hangimiz sevmiyoruz ki.Farklı objelerden ilginç şeyler üretmek,işe yaramayanları kullanılabilir hale getirmek ne güzel.Eminim görseller,aklınıza daha güzel fikirler getirecektir.Yapmak isteyenler işe koyulsun ;)
dıy-kendinyap-doityourself--ilginçfikirler-amazing-diy
dıy-kendinyap-doityourself--ilginçfikirler-amazing-diy
dıy-kendinyap-doityourself--ilginçfikirler-amazing-diy
Blogvin üzerinden beni takip etmek için tıktık
Kaynak

9 Ocak 2013 Çarşamba

Nefis Zencefilli Tarçınlı Kurabiye


 Kurabiye,pasta yapmayı çok seviyorum.Her yaptığımda da ev mis gibi kokmuyor mu,sırf o koku için bile bir şeyler deneyebilirim.Yeni tariflere açığımdır.Bir yerde bir şey yedim ve hoşuma gittiyse muhakkak sorar,öğrenmeye çalışırım.

 Tabi çoğu eksik tarif verir ya da bir arkadaşımın da yaptığı gibi"bildiğin hamur işte,sadece biraz cıvık olacak,içine de dereotu" şeklinde sır gibi tarif saklayanlar da yok değil :)

Tarif saklayanlardan değilim,siz de bu lezzetten mahrum kalmayın istiyorumBen de internette gezinirken buldum ve her yiyen lezzetinden memnun kalınca paylaşmak istedim.Kurabiyeler kivir kivir denilen cinsten.Uzun süre bayatlamıyor(teneke kutuda ya da kavanozda saklanırsa).

 Üzerindeki süslemeler için şeker hamuru hazırlamıştım fakat hem lezzeti hoşuma gitmedi hem de üzerine bal da sürsem yapışmadı .Pratik ve lezzetli şeker hamuru tarifleri olanlar varsa paylaşsınlar lütfen.Ben de kurabiyelerin üzerine, marketlerde satılan glazürlerden kullandım.Çok güzel süsleyemedim ama bir dahaki sefere daha iyi işler çıkartacağım kesin.Tarife geçiyoruz;


Zencefilli Tarçınlı Kurabiye


  • 1 yumurta (oda ısısında bekletilmiş)
  • 150 gr yumuşatılmış tereyağ
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı mısır nişastası
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 çay kaşığı silme karbonat (pakette olanından)
  • 1 çay kaşığı tepeleme tarçın
  • 1 tatlı kaşığı toz zencefil
  • 1 su bardağı buğday nişastası (yumuşak olan hamuru toparlamak için)
  • 1/2 çay kaşığı karanfil tozu
Hazırlanışı:
 Yoğurma kabının içine sırasıyla tereyağ, pudra şekeri ve yumurtayı koyarak mikser yardımıyla krema haline gelene kadar çırpın. Buğday nişastası haricindeki malzemeleri eleyip ekleyerek elinizle karıştırın. Hamur kulak memesi yumuşaklığına gelinceye kadar buğday nişastasını azar azar ekleyip yoğurmaya devam edin. Yoğurduğunuz hamuru streçle paketleyerek 30 dk buzdolabında dinlendirin. 
 Dinlenen hamuru tezgahın üzerinde merdane yardımıyla incelterek (yarım cm ) kalınlığında açın. Kurabiye kalıplarıyla şekiller çıkartıp fırın kağıda serilmiş tepsiye sıralayın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 15-20 dk kadar pişirin. Kurabiyeleri mutlaka soğuduktan sonra tepsiden alıp servis tabağına yerleştirin.

4 Ocak 2013 Cuma

LCW Alınası Ürünler;Kazaklar


Lcw,son bir kaç yıldır ürünleriyle beni şaşırtıyor.Eskiden sıradan,daha çok çocuklara yönelik güzel kıyafetler,evde giyilebilecek ya da anne kıyafeti dediğimiz şeyler üretirken,birden öyle bir atağa geçti ki her mağazaya gittiğimde şaşırıyorum.

Üstelik fiyatları da çok uygun ve her bedeni rahatça bulabilme lüksümüz var.Ayakkabıdan,çantaya pek çok ürün üretiyor olmaları da harika.

Kazak giyen biri değilimdir,hele tüylü tüylü,yünlü kazaklara dayanamam hemen kaşınırım :)Hal böyle olunca da yaz kış tercihim ince şeyler oluyor.Ama Lcw kazaklarının kaşındırmaması,model ve beden çeşitliliği,alınacaklar listemi zorlamaya başladı.

 Benim beğendiğim modeller gördüğünüz gibi.İlk model olduğumuzdan daha kilolu gösteriyor,incecik olanlar alabilir.İkinci model fotoğrafta pek belli olmasa da simli geyiklerle dokunmuş,beli biraz kısa ama alınabilir..Üçüncü model hoşuma gitti,küçük bedenini bulursam almayı düşünüyorum.Yukarıda gördüğünüz model,taytlarla rahatlıkla kullanılabilir.Favorilerimi sona sakladım,iki rengini de sevdim.

Görmüş olduğunuz tüm modellerin fiyatı sadece 19.90.Unutmadan;kazak görünümlü body de mevcut.Kazaklara tahammülü olmayanlar kaçırmasın.Fiyatı 9.90.


Sizin hoşunuza giden hangisi?
Blogvin üzerinden beni takip etmek için tıktık

2 Ocak 2013 Çarşamba

Gül Kaynak'tan Sağlıklı Zayıflamak İçin 10 Altın Kural




 Bugün can sıkıntısından tv programlarını zaplarken diyetisyen Gül Kaynak'ı görünce Melek programına takılı kaldım.Aslında pek sevdiğim bir program değildir,orjinal versiyonu olan Martha'yı daha dolu ve eğlenceli bulurum ama sağlıklı kilo vermek için 10 altın kural'ı duyar duymaz televizyona kitlendim :)

 Kış geldi ,hepimizde şişkinlik,kilo problemi...Yemeyince zayıflanıyor tamam ama bu süreci de doğal yollarla hızlandırmanın ne zararı var :)Üstelik hayat felsefesi haline gelince çok sağlıklı ve enerji dolu bir ömür geçirmemiz için minik ipuçları bunlar.

 Görüp okuyacağını pek sanmam ama yine de Gül Kaynak'a kucak dolusu sevgiler.Bu gün öyle güzel şeyler söyledi ki,umuyorum bu maddeler hepimizin işine yarar.Sonrasında da buradan güzel yorumlarınızı okuyabilirim.

Öncelikle şunu bilmelisiniz;bu kuralları uygulama süresi vermek istediğimiz kiloya göre değişiyormuş.Kendimden örnek verirsem;56 kiloyum ve vermek istediğim maksimum kilo 5.Kaç kilo vermek istiyorsak 3 ile çarpıyoruz yani eder bana 15 gün :)
Diyelim ki 10 kilo vermek istiyorsunuz;10x3 etti mi 30 gün :)Bu şekilde uygulama sürenizi hesaplayabiliyorsunuz.Tabi ben 15 günde 5 kilo verebileceğime açıkcası inanamıyorum o nedenle bir kaç ay devam etmeyi düşünüyorum.


Gelelim ALTIN KURALLAR'a;

-Sabah uyanır uyanmaz büyük su bardaklarıyla 2 bardak su içmemiz şart!(oda sıcaklığında olacak,soğuk ya da sıcak değil)

-Gün içinde (sabah içtiğimiz 2 bardak dahil)en az 3 litre su içeceğiz ki büyük bardaklarla 6-8 bardak oluyor sanırım.İçine isteğinize göre taze limon suyu,elma sirkesi koyabilirsiniz.

-Yemeklerle birlikte KESİNLİKLE su içmeyeceğiz.Yemekten yarım saat önce su içmeyi bırakıyoruz ta ki yemekten 1 saat sonrasına kadar.

-HER GÜN 5gr (hazır satılıyor kabartma tozu gibi paketli,bir paketi 5 gr)3 PAKET karbonat'ı(paket bulamayanlar bir bardağa yarım çay kaşığı) büyük su bardağında suya karıştırıp içiyoruz.

Ne zaman içeceğimize biz karar veriyoruz buna ek olarak yine ne zaman içeceğimiz bize bağlı olan;büyük bardakta suya pembe himalaya tuzu(bir çay kaşığı) karıştırılıp içilecek.


-Bu kürü yaparken KESİNLİKLE;kahve,siyah çay,kola,asitli içecekler,hazır kutu meyve suları YOK!

-Genelde sabah kahvaltıda yiyebildiğimiz kadar çok yeriz ama bu daha çok acıkmamıza sebep oluyormuş.Bu nedenle kahvaltıyı normal ölçülerde yapıp,en büyük öğünü saat 11-16 arası tüketmemiz gerekiyor.Üstelik ne istersek yiyebiliyoruz.İster pizza,ister poğaça...Tabi abartmamakta fayda var.

-Güneş batınca;çorba dışında bir şey yemiyoruz.İçinde köfteler,tavuk parçaları olan çorbalardan değil,tamamen sıvı mercimek,sebze çorbası,tarhana gibi çorbalar.

-Kür süresince tavuk,peynir,yoğurt,yumurta,süt YOK.Ama et,balık istediğiniz kadar 11-16 arası tüketin.
-Ekmek yemek isteyenler de 11*16 arası ,hafif kızartarak tüketebiliyor.Kızarmış ekmeğin hazmı daha kolaymış.Beyaz ekmek olmaması gerekiyor.

-Son kurala gelirsek;her gün açık havada 30 dk da olsa yürüyüş.


İşte bu kadar basit.Benim yorumlarımı isterseniz;

Kahve delisi biriyim ve kahve içememek zor olacak.Ama yalnızca 15 gün ya da 1 ay içemeyeceğim.Sonuçta vazgeçemeyeceğim bir şey de değil.Kahvesiz asla diyorsanız menengiç kahvesi ya da keçiboynuzu unundan yapılmış kahveleri tüketmek serbest.Sağlık daha önemli.

Karbonatlı suyun tadını çok sevdim.İçilmeyecek bir şey sanıyordum,severek ardı ardına içiyorum :)Ama mide problemi olanlar önce doktoruna danışsın.Hatta bir sağlık probleminiz varsa mutlaka doktorunuza danışın!


Peynir,tavuk,süt,yoğurt yememek zor olacak ama geçici bir süre onlarla da vedalaşılabilir.Üstelik maydanozda da fazlaca kalsiyum varmış.Artık canım peynir,tavuk istedikçe maydanoz yerim :)

Saat 11*16 arası her istediğimizi yeme özgürlüğü harika.Unutmadan;selülit problemi olanlar için;
at kılı fırçasıyla masaj gerekiyormuş.Hatta incelmek,kan dolaşımını hızlandırmak ve daha dinç olmak için de yüz ve boyun hariç tüm vücuda at kılı fırçasıyla masaj yapabiliyormuşuz.Aktarlarda satılıyormuş.

 Aç kalınarak verilen kiloların hiçbir faydası yokken böyle güzel kurallarla,sağlıklı kilo vermek harika olacak.
Umarım hepimizin işine yarayan öneriler olur.Söylemeden geçemiyorum;hareket etmekte fayda var.En azından günde yarım saat yürümek lazım.


  ******Şimdi söyleyin bakalım benimle beraber başlayacak kaç kişi var?****

31 Aralık 2012 Pazartesi

***ARDA KURAL'A ŞOK TEŞHİS***



Arda Kural ;severek izlediğimiz ,bebek suratlı,yerli Leonardo...Bir süredir ekranlarda yoktu ama herhangi bir rahatsızlığı olduğuna dair de duyumlar almamıştık.Bir anda tüm haber sitelerine bomba etkisiyle düşen bu haber beni oldukça şaşırttı.Biliyoruz ki medya bazı şeyleri abartmayı çok sever,umarım durum bu kadar ciddi değildir.Haberlere göre;maden ocağından çıkarttığı taşları,kuyumcuya götürüp satmaya bile çalışmış Arda Kural.

Belki geçici bir depresyon ya da bunalımlı ruh halidir ama bu kadar ciddi bir durum olduğuna inanasım gelmiyor doğrusu.Minicikken dizilerini izlerdik ya hani evimizin abisi gibiydi :)Ama abartılmıyorsa ve böyle bir durum da var ise umarım bir an önce kendini toparlayabilir.Tedavisi nasıldır bilmiyorum ama insanın inanası gelmiyor.Haber şöyle;
Ünlü yıldız; şizofreni başlangıcı teşhisiyle hastaneye kaldırıldı.

'Emret Komutanım' dizisiyle milyonlarca genç kızın kalbinde taht kuran Arda Kural'dan üzücü haberHer şey, Kural'ın yakın bir arkadaşının, onu tanıyanlara attığı şu SMS'le ortaya çıktı: "Arda Kural, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yatmıştır. Onun için manevi desteğinizi ve dualarınızı eksik etmeyin!"

BİR SÜREDİR BUNALIMDAYDI
İşte ünlü oyuncuyla ilgili diğer detaylar: Kural'ın bir süre önce bunalıma girdiği öğrenildi. Ünlü oyuncu, son olarak maden ocağından çıkardığını iddia ettiği taşları bir kuyumcuya satmaya çalışınca polis tarafından tutuklandı. Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde tedavi altına alınan ünlü oyuncuya, şizofreni başlangıcı teşhisi kondu.
Blogvin üzerinden beni takip etmek için tıktık

Kaynak

**Bloğum Dergisi Ocak Sayısındayım***


Yeni yıl yeni stil dedim ve sizler için ufak tefek ipuçları yazdım.Bakalım ilk dergi yazımı nasıl yorumlayacaksınız.Dergide kendinize göre bir şeyler mutlaka bulacaksınız.Yazdıklarım umarım hoşunuza gider ve severek okursunuz.Okumak için tık tık
Blogvin üzerinden beni takip etmek için tıktık